Stres Mülakatlarında Ne Sorulur, Neler Yaşanır?

İş görüşmelerinin sevilmeme nedeni, mülakat yapacağımız kişiyi tanımıyor olmamızdır. Ofise gittiğimizde nasıl karşılanacağımız, hangi sorulara maruz kalacağımız ve en önemlisi karşımızdaki kişinin bizi gerçekten anlayıp anlayamayacağı gibi basit ama stres yaratan soruları düşünürken bazen bir savaşa gider gibi hazırlanırız mülakatlara.

Aslında iş görüşmesinin diğer aktörü olan mülakatçı; mülakat esnasındaki her hareketini bilinçli olarak yapar. Bazen çok kaba bazen de çok arkadaş canlısı olarak tanımlayabileceğiniz iş görüşmelerinin hepsi aslında bir yöntemdir. Görüştüğünüz pozisyon öncelikle “sabır” gerektiren bir iş ise “Stres Mülakatı” maruz kalmaya hazırlıklı olun. Stres mülakatı, görüşme esnasında sizi geren, yer yer sizi değersiz hissettirmeye çabalayan, bazen aşağılayıcı mimiklere maruz kalacağınız bir mülakat oyunudur. İş hayatında birçok iş, yoğun olarak sabır gerektirdiğinden, stres mülakatı en çok uygulanan yöntemdir.

Görüşmeyi yapan kişi, görüşme esnasında sizi sinirlendirecek sorular sorar ve sizi rahatsız edecek davranışlarda bulunur. Neler mi yapar?

  • Görüşmeye zamanında bile gitseniz, sizi mülakat odasına almadan önce bekletir. Sizi özellikle kendinizi rahatsız hissedeceğiniz bir alanda ağırlar. (Şirkete giriş kapısının yanında, tüm çalışanların sizi görebileceği bir yerde…)
  • Başka adaylarla bir arada bekletir veya başka bir mülakatta olduğunu söyleyip sizi çağıracağını söyler. (Rekabeti hissetmeniz için, başka adayların da olduğunu göstermeye çalışır.
  • Randevuya geç gelir. (Böylece daha çok gerilmenizi sağlar)
  • Görüşmeye başlamadan önce çok işi olduğundan, size az vakit ayırabileceğinden bahseder. (Böylece kısıtlı bir zaman diliminde kendinizi nasıl ifade ettiğinizi sınar.)
  • Özgeçmişinizi hiç incelememiş gibi hareket eder. (Kendinizi kısaca nasıl tanıttığınızı izler.)
  • Siz kendinizden bahsederken başka şeylerle ilgilenir. (Dikkatini çekmek için neler yapacağınızı ölçer.)
  • Sizinle ilgili her konu başlığında küçümseyici bir surat ifadesi takınır, kırıcı cümleler söyler. (Üniversite mezunuysanız mezun olduğunuz üniversitenin basit olduğundan bahseder, çalıştığınız şirketlerin küçüklüğünü vurgular, özgeçmişinizde yer alan unvanı gerçekten hak edip etmediğinizi sorgular.)
  • Ücret beklentinizi belirttiyseniz, beklentinizin ütopik olduğunu ima edecek cümleler kurar. (Kendi değerinizin farkında olup olmadığınızı ölçer, en zor şartlar altında nasıl tepki verdiğinizi gözlemler.

Görüştüğünüz işi kafanıza koyduysanız yapmanız gereken;

Acele etmeden size ayrılan bu görüşme süresi içinde kendinizi, yaptığınız işi ve iş hayatını tüm zorluklarına rağmen sevdiğinizi karşı tarafa aktarabilmek. Bunu aktarabilmek için az ama öz cevaplar verip yüzünüzdeki hafif tebessümü bozmadan, özel hayatınıza çok fazla girmeden, iş hayatınızdaki tecrübe ve isteklerinizden bahsetmeniz yeterlidir.

E ticaret sektöründe çalışanların ve bu sektörde iş görüşmesine gidenlerin çoğunun gözünde örnek kareler canlanmıştır. Özellikle yoğunluk içerisinde saat kavramını yitirmiş yöneticileri beklemek, gözlerini akıllı telefonlarından ayırmayan görüşmeciler ile iletişim kurmaya çalışmak, görüşmede inatla esnek çalışma saatlerine uyup uyamayacağınızı soran bir ses ve kolilerin arasında beklerken kimi zaman içecek bile ikram edilemeyen bir ortam… E-ticaret sektörüne yabancılar için çok olumsuz, sektörü tanıyanlar için ise gayet normal olan bu çalışma ortamı tipik bir start-up yaşamıdır. Eğer bir e-ticaret şirketinde çalışmak istiyorsanız ve bu tempoya ayak uydurabileceğinizi düşünüyorsanız, bu koşuşturmacalı sektörün tüm stresine rağmen, ne kadar keyifli olduğunu sektörde çalışanlardan öğrenebilirsiniz.

Unutmayın 1-0 önde olan sizsiniz. Artık bir stres mülakatında olduğunuzu biliyorsunuz. Oyunun kurallarından da haberdar olduğunuza göre yapacağınız tek bir şey kalıyor; sakince ve keyifle bu oyuna dahil olmak.

İş Görüşmelerinde Sorulan Klasik ve Sıra Dışı Mülakat Soruları

Bir şirketten iş görüşmesine çağrıldınız ve hangi mülakat sorularıyla karşılayacağınızı merak mı ediyorsunuz?

Mülakat süreci şirketlerin yapısına ve kültürüne göre değişiklik gösterir. Kurumsal bir şirket ile görüşecekseniz olumlu değerlendirilmeniz doğrultusunda en az 3-4 mülakattan geçmeniz mümkün. Oysa start-uplarda çekirdek ekip kurma süreci tek görüşmeyle bile sonuçlanabilir.

Yalnızca mülakat süreci değil mülakat soruları da şirketin büyüklüğüne ve küçüklüğüne göre farklılık gösterir. Sıradanlaşmış ve sorulması istenmeyen sorularla veya yaratıcılığınızı, analitik zekanızı ölçmeye dayalı mülakat sorularıyla da karşılaşabilirsiniz.

Sıradanlaşmış ve sorulması istenmeyen mülakat sorularına örnek verecek olursak:

  • Kendinizi 3 kelimeyle anlatın.
  • Aileniz ne iş yapıyor?
  • Neden sizi seçelim?
  • Neden biz?
  • Şirketimiz hakkında neler biliyorsunuz?
  • İş arkadaşlarınız sizi nasıl tarif eder?
  • 5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?
  • Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
  • Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?
  • Bu mesleği neden seçtiniz?
  • Sizi diğerlerinden ayıran özellik nedir?
  • Bulunduğunuz pozisyonu hak ettiğinizi düşünüyor musunuz?
  • Bize nasıl bir katkıda bulunabilirsiniz?
  • İngilizceyi nerede öğrendiniz?
  • Bu işte ne kadar çalışmayı düşünüyorsunuz?
  • Stres altında çalışabilir misiniz?

Orijinal ve merak uyandıran mülakat soruları ise şu şekilde olabilir:

  • Şuan Google’da kaç kişi online?
  • Bir diş fırçasında kaç kıl vardır?
  • Makarnayı nasıl pişirirsiniz?
  • Trafiğin en işlek olduğu saatte boğaz köprüsünde kaç araba bulunur?
  • Bir espri yapar mısınız?
  • Bir çeyrekliğin etrafında kaç tırtık vardır?
  • Üstünüzde ne var?
  • Facebook’u ne amaçlı kullanıyorsunuz?
  • Veritabanın ne demek olduğunu 8 yaşındaki kuzeninizin anlayacağı bir şekilde açıklayınız.
  • Saatin akrep ve yelkovanı günde kaç kere üst üste gelir?
  • Dolabında o kadar çok tişört var ki seçmekte zorlanıyorsun. Daha kolay seçim yapmak için ne yaparsın?
  • Eğer biri biyografinizi yazsa, en uygun başlık sizce ne olurdu?
  • Altı aylığına tüm sorumluluklarınız alınsa ve maddi hiçbir sorununuz olmasa bu süreyi nasıl geçirirsiniz?

İş görüşmesine sıkça gidiyorsanız ve tipik sorularla karşılaştıysanız, bir sonraki iş görüşmesinde de aynı sorular sorulur diye düşünüp kalıp cümleler ezberleyip gitmeyin. Bu durumda farklı bir soruyla karşılaştığınızda donup kalabilirsiniz. İş görüşmelerinde kara listeye girmemek de oldukça önemli.

Çoğu zaman unutuluyor, mülakat yalnızca şirketin görüşülen adayı olumlu değerlendirmesi değildir, iş görüşmesine katılan kişinin düşüncesi, değerlendirmesi de önemlidir. Mülakat esnasında sorulan sorular şirketin yapısının göstergesidir. Merak ve heyecan uyandıran sorular soran ve en çok çalışılmak istenen şirketlerin başında Google ‘ın gelmesi tesadüf müdür?

Keyifli mülakatlar geçirmeniz dileğiyle…

Bu yazı ilk olarak eticaretmag.com’da yayınlanmıştır.

Girişimlerde Çekirdek Ekip Nasıl Kurulur?

Şirketlerin hayatlarını sürdürebilmeleri için departmanların iyi-kötü işler durumda olması gerekir. Departman dendiğine bakmayın; yeni kurulmakta olan şirketlerde yani start-uplarda “departman” çoğu zaman bir kişiden oluşur.

Şirket büyüdükçe artan ekip sayısıyla departmanların sayıları da, departmanlarda çalışanların sayıları da artar.

Yeni kurulan şirketlerde elbette öncelik sahibi bazı departmanlar vardır. Genellikle şirketin gününü kurtarabilmesini ve yakın zamanda varlığını sürdürebilmesini sağlayacak bölümlere hayati bir önem verilir. Bu departmanların başında “satış” ve “pazarlama” gelir çoğu zaman.

Ancak başarılı bir start-up kurmak istiyorsanız işin doğası gereği günün öncelikleri arasında yer almayan departmanları da sağlama almak ve doğru kurgulamak zorundasınızdır. Örneğin muhasebe, hukuk, idari işler gibi gelir getirmeyen, sadece gider kalemi gibi görülen departmanları doğru kurgulamazsanız çıktığınız yolculukta sürekli geriye doğru bakmanız, geriye yönelik cezalar ödemeniz, ön göremediğiniz giderlere katlanmanız gerekir.

Doğruları ve yapılması gerekenleri ne kadar bilirsek bilelim; işin ölümcül dinamizmi içerisinde onları erteleriz.

Tek başınıza veya ortaklarla yola çıkmış olun, fark etmez; yapılması gereken “paylaşmaktır”. Görevleri ve işleri paylaşmak gerekir. Bunun için de kendinizi ve yola çıktığınız ekip arkadaşlarınızı iyi analiz etmeniz gerekir. Her insanın güçlü ve zayıf yanları olduğu gibi; iş hayatında da hepimizin gelişmiş ve henüz gelişmemiş yanları vardır. Eğer bu yanları doğru saptarsanız yolunuza çıkan hiçbir engel ve zorluk sizi durduramaz.

Start-up yapılarda, diğer sektörlerin aksine ekibe yeni katılacak kişilerde aranan nitelikler “keskin” değildir. Katma değerin yüksek olduğu, görev tanımlarının belirgin olamadığı, belirli dönemlerde “patlamalar” yaşanan start-up kültüründe önemli olan “istekli” olmaktır. Kurumsal yapılardaki belirgin düzenin oturtulamadığı, oturtulduğu zaman sektörün alışkın olduğu geometrik büyümelerin yaşanamadığı maalesef start-up kültürünün acımasız bir gerçeğidir.

Bu sebeple yapınızı kurarken organizasyon şemasından ve görev tanımlarından önce kişilerin yeteneklerini analiz etmelisiniz.

Start-uplar her zaman kısıtlı kaynaklarla kurulur. Milyon dolarlarla dahi bir şirket kuruyor olsanız, kaynak “kısıtlıdır”.

Bu sebeple start-up kurucuları enerjileri yettiği sürece birçok role bürünürler. Teknik bilgileri dahi olmasa kimi zaman CTO, kimi zaman müşterilere giden satışçı, kimi zaman faturaları toparlayan muhasebeci, kimi zaman banka görüşmelerine katılan CEO, kimi zaman çay taşıyan ofis görevlisi olur. Temel görevi bu yapıları kurgulamak, doğru çalışanları ekibe katmak, çalışanların motivasyonunu korumak olan İnsan Kaynakları departmanı genellikle start-up yapılarda en son kurulan departman olur.

Bu nedenle belli bir büyüklüğe ulaşıncaya kadar kurucular, departman yöneticileri en çok İK’cı şapkasını takarlar. Ne kadar sistem, otomasyon ve kurgular üzerine yapınızı inşa ederseniz edin; bu yapıyı başta siz olmak üzere insanların yöneteceğini hiçbir zaman unutmazsanız ekibe katma değer katacak olan yeni bir üyenin alımının ne kadar önemli bir karar olduğunu gözden kaçırmazsınız.

Ekibinize kan, can ve şans getirecek ekip üyeleri katmanız dileğiyle!

İş Görüşmelerinde Kara Listeye Girme Sanatı

İş görüşmesine gidenler ve iş görüşmesi gerçekleştirenler bilir; görüşme organizasyonundan görüşme bitimine kadar geçen süreçte adaylar olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilirler.

Büyük ve küçük şirketlere göre mülakat süreçleri farklılık gösterir; ancak değerlendirme hangi tip şirkette olursanız olun değişiklik göstermez.

Adaylar yalnızca “olumlu” ya da “olumsuz” kategorilerle sınırlı kalmaz. Görüşmeyi gerçekleştiren şirket yetkilileri bazen aday ile ilgili olumlu düşüncelere sahip olsalar bile ekiplerine yakın zamanda almak istemiyorlarsa, “olumlu aday havuzu” yaratabilirler. Ayrıca olumsuz değerlendirilme sebebi görüşülen pozisyon için de söylenmiş olabilir. Farklı şartlarda tekrar değerlendirilebilir. Ancak bir kere “kara liste”ye girdiniz mi dönüşü olmaz!

Kara listeye girmek çok da kolay değildir. Kara listeye girmek isteyenlerin yapması gerekenler:

  • İş görüşmesi için sizi arayan insan kaynakları yetkilileriyle laubali bir üslupla konuşun,
  • Başvurduğunuz bir şirket ya da pozisyon için aranıyorsanız daha önce hiç duymamış gibi yapın ya da öylesine başvurduğunuzu belirtin,
  • Görüşmeye görüşme saatinden çok sonra gelin,
  • Görüşmeye 5 dakika geç kalacağınızı iletip, yarım saat sonra gelin,
  • Görüşmeye katılmayacağınızı haber vermeyin,
  • Görüşmeyi gerçekleştirecek kişi sizi arıyorsa telefonu açmayın ya da meşgule verin,
  • Görüşmeyi tekrar tekrar erteleyin,
  • Görüşmede alaycı ve laubali üslupla konuşun,
  • Görüşme esnasında fazla zamanınızın olmadığından bahsedin,
  • Görüşme sonrasında olumlu değerlendirildiğiniz bildirildiyse dönüş yapmayın,

Yukarıdaki maddelerden birini yaptıysanız bu kara listeye girdiğinizi göstermeyebilir; ancak ikiden fazla maddeyi yaptıysanız; tebrikler, artık kara listedesiniz! 🙂

Bu içerik ilk olarak eticaretmag.com adresinde yayınlanmıştır.

Çalışanlarınızın paylaşımlarını artırmaya yönelik bir stratejiniz var mı?

[et_pb_section bb_built=”1″][et_pb_row][et_pb_column type=”4_4″][et_pb_text _builder_version=”3.0.92″ background_layout=”light”]

Şirket çalışanlarınızın sosyal medyadaki paylaşımları çok değerli.

Çalışanlarınızın paylaşımlarını artırmaya yönelik bir stratejiniz var mı?

[/et_pb_text][et_pb_image _builder_version=”3.0.92″ src=”https://gelecekkadinlarin.org/wp-content/uploads/2018/02/employer-branding.png” show_in_lightbox=”off” url_new_window=”off” use_overlay=”off” always_center_on_mobile=”on” force_fullwidth=”off” show_bottom_space=”on” /][/et_pb_column][/et_pb_row][/et_pb_section]

Çalışanların Marka İle İlgili Paylaşımları

[et_pb_section bb_built=”1″][et_pb_row][et_pb_column type=”4_4″][et_pb_image _builder_version=”3.0.92″ src=”https://kutluajans.com/gelecek/wp-content/uploads/2018/02/çalışan-bağlılığı.jpg” show_in_lightbox=”off” url_new_window=”off” use_overlay=”off” always_center_on_mobile=”on” force_fullwidth=”off” show_bottom_space=”on” /][/et_pb_column][/et_pb_row][/et_pb_section]

Çalışanlarınıza sağladığınız çalışma ortamı EVP (Çalışan Değer Vaadi)niz ile uyumlu mu?

[et_pb_section bb_built=”1″][et_pb_row][et_pb_column type=”4_4″][et_pb_text _builder_version=”3.0.92″ background_layout=”light”]

Çalışanlarınıza sağladığınız çalışma ortamı EVP (Çalışan Değer Vaadi)niz ile uyumlu mu? Kuvvetlendirmek istediğiniz değerleri destekleyen bir ortam sunuyor musunuz?

Kaynak: JLL Workplace Araştırması

[/et_pb_text][et_pb_image _builder_version=”3.0.92″ src=”https://gelecekkadinlarin.org/wp-content/uploads/2018/02/employer-canvas.png” show_in_lightbox=”off” url_new_window=”off” use_overlay=”off” always_center_on_mobile=”on” force_fullwidth=”off” show_bottom_space=”on” /][/et_pb_column][/et_pb_row][/et_pb_section]